Kulüp Haberleri schedule 5 dk okuma visibility 18 görüntülenme

YARIKKAYA KANYONU: BİR ANNENİN KIZIYLA YAŞADIĞI CESARET YOLCULUĞU

H

Hatice YÜKSEL

Yayınlanma: 13 Ekim 2026, 09:31
chat
YARIKKAYA KANYONU: BİR ANNENİN KIZIYLA YAŞADIĞI CESARET YOLCULUĞU

Yarıkkaya Kanyonu: Bir Annenin Kızıyla Yaşadığı Cesaret Yolculuğu

Manisa Yarıkkaya Kanyonu'nda 29 iniş, 9 yaşında bir çocuk ve korkudan özgüvene uzanan unutulmaz bir anne-kız hikâyesi.

Bazen bir yolculuk, yalnızca bir rotayı tamamlamak değildir. Bazen korkularla yüzleşmek, özgüven kazanmak ve birlikte büyümektir.

Yarıkkaya Kanyonu Yolculuğumuz Başlıyor

Manisa, Spil Dağı eteklerinde bulunan Yarıkkaya Kanyonu'nu geçmek için 9 yaşındaki kızımla birlikte, 9 Ekim 2026 Cuma akşamı saat 22.00'de Türkiye Dağcılık Federasyonu üyesi Yeşil Bursa Dağcılık Spor ve İhtisas Kulübü (YEBUDAK) ile birlikte 15 kişi yola çıktık.

Yaklaşık iki saatlik yolculuğun ardından Balıkesir'in Susurluk ilçesi civarında, Düzdağ Tostçusu'nda mola verdik. Tostumuzu yiyip meşhur ayranını tattıktan sonra yeniden yola koyulduk.

Saat 02.30 civarında Manisa Şehzadeler Parkı'na ulaştık. Vakit oldukça erkendi. Araçlarımızı parkın otoparkına bıraktıktan sonra yanındaki çimenlik alana matlarımızı serdik, uyku tulumlarımıza girerek gün ağarana kadar dinlenmeye çalıştık.

Güneşin doğuşuyla birlikte maceramız da başladı. Önce kahvaltımızı yaptık, ardından rotamızı Manisa-Turgutlu yolu üzerindeki Akpınar mevkiinde bulunan Yarıkkaya Kanyonu'na çevirdik.

Yarıkkaya Kanyonu'na Ulaşmak da Mücadelenin Bir Parçasıydı

Araçlarımızı kanyonun çıkış noktasına bıraktıktan sonra yaklaşık iki saat sürecek zorlu bir tırmanışa başladık. Saat 12.00 civarında kanyonun girişine ulaştık.

Bizi 29 inişten oluşan, dikkat ve disiplin gerektiren bir kanyon geçişi bekliyordu.

İlk iniş, kızım için oldukça zordu. Korkması çok doğaldı. Ancak Yeşil Bursa Dağcılık Kulübümüzün deneyimli iki antrenörü, Sema Hocamız ve Kadir Hocamızın desteğiyle her inişte korkularının biraz daha azaldığını görüyordum.

Faaliyetin zorluğu ve kanyonun taşıdığı riskler nedeniyle hocalarımız son derece ciddi, kontrollü ve disiplinliydi. Kızım ise bu durum karşısında biraz tedirgin olmuştu. Çünkü daha önce katıldığımız, daha rahat geçen faaliyetlerde onların sevgi dolu yaklaşımlarına ve zaman zaman onu şımartmalarına alışmıştı.

Bu kez durum farklıydı.

Güle oynaya, istediği gibi davranabileceği bir etkinliğin içinde değildi. Attığı her adıma dikkat etmesi, verilen talimatlara eksiksiz uyması gerekiyordu. Kanyon, hata yapma lüksümüzün olmadığı bir ortamdı.

Başlangıçta yüzündeki gerginliği ve düşen morali fark ediyordum. Ancak ilerledikçe bir şeyler değişmeye başladı. Her inişte neden bu kadar çok kural olduğunu, hocalarımızın neden bu kadar ciddi uyarılarda bulunduğunu anlamaya başladı.

Artık kurallar ona anlamsız gelmiyordu. Yapılan uyarıların kendisini korumak için olduğunu, burada dikkatin ve disiplinin ne kadar önemli olduğunu kavrıyordu.

Korkudan Özgüvene: 9 Yaşındaki Kızımın Cesaret Hikâyesi

Korkuyordu elbette. Fakat kanyona girmiştik ve önümüzde tamamlamamız gereken bir rota vardı. Korkmasına rağmen ilerlemeyi öğreniyordu.

Bazı inişlerde mızmızlandı, bazılarında dua etti. Bazen tereddüt etti, bazen durup kendini toparlaması gerekti. Ama sonunda her seferinde bir adım daha attı.

İşte benim için asıl macera tam da burada başladı.

Kızımın korkularıyla mücadele edişini izliyordum. Her inişten sonra biraz daha alışıyor, biraz daha rahatlıyor ve kendine biraz daha güveniyordu. Korkusunun yerini yavaş yavaş özgüven almaya başlamıştı.

Bu değişim, faaliyetten aldığı keyfi de artırdı. Artık yüzü gülüyor, grupla şakalaşıyor, çevresine daha rahat uyum sağlıyordu. Başlangıçtaki çekingenliğinin yerini cesaret almıştı.

Öyle ki bir süre sonra antrenörümüz Kadir Hocanın hemen arkasından, ikinci sırada iniş yapmak için öne atılıyordu.

Onu izlerken hem gururlanıyor hem de yaşadığı değişimi anlamaya çalışıyordum. Birkaç saat önce çekindiği şeyleri artık daha büyük bir cesaretle yapıyordu. Elbette korkusu tamamen ortadan kalkmış değildi. Ancak korkmasına rağmen ilerleyebileceğini öğreniyordu.

Bence gerçek cesaret de tam olarak buydu.

29 İnişlik Yarıkkaya Kanyonu Geçişinden Çok Daha Fazlası

Saat 18.30 civarında faaliyeti tamamladık. Ardından Yeşil Bursa Dağcılık ekibiyle birlikte Spil Dağı eteklerinde, Manisa Mevlevihanesi'nin yanındaki çay bahçesinin içerisinde bulunan kamp alanımıza doğru yola koyulduk.

Grubumuz 15 kişiydi ve katılımcıların çoğu ilk kez bir kanyon geçişi yapıyordu. Bu nedenle faaliyet planladığımızdan biraz daha geç sona erdi.

Açıkçası bu durum benim için olumsuz değildi. Aksine, kızımın kendi hızında ilerleyebilmesine ve zorlandığı yerlerde acele etmeden faaliyeti tamamlamasına fırsat verdi.

Ve öyle de oldu.

Kızım, Manisa Spil Dağı eteklerindeki Yarıkkaya Kanyonu'nu başarıyla tamamladı.

Belki bugün kazandığı deneyimin kendisi için ne anlama geldiğinin tam olarak farkında değil. Dokuz yaşında bir çocuk için bütün bunlar güzel ve heyecanlı bir oyun gibi görünebilir. Ancak ben, yaşadığı deneyimlerin zamanla hayatına dokunacağına inanıyorum.

Zorluklar karşısında sabretmek, korktuğunda kendini toparlamak, kurallara uymak, başkalarına güvenmek ve gerektiğinde kendi gücünü keşfetmek… Bunlar yalnızca kanyonda ihtiyaç duyacağı beceriler değil. Hayatının başka alanlarında da karşısına çıkacak durumlarla başa çıkmasına yardımcı olabilecek kazanımlar.

Elbette tek bir faaliyet bir çocuğun karakterini baştan sona değiştirmez. Fakat böyle deneyimler, doğru rehberlik ve güvenli bir ortamla birleştiğinde onun kendisini tanımasına ve geliştirmesine katkı sağlayabilir.

Benim için önemli olan da tam olarak bu.

Kızımın her şeyi başarabilmesi değil, zorlandığında vazgeçmeden çözüm aramayı öğrenmesi. Hiç korkmaması değil, korkusunu tanıyarak ve güvenlik kurallarına uyarak ilerleyebilmesi.

Yarıkkaya Kanyonu'nda Ben de Kızımla Birlikte Öğrendim

Bu faaliyete çıkarken elbette kızımın Yarıkkaya Kanyonu'nu geçmesini istiyordum. Ancak günün sonunda kazandıklarımızın yalnızca kanyonu tamamlamakla sınırlı olmadığını gördüm.

Kızım yeni deneyimler kazanırken ben de bir anne olarak kendime çok şey kattım.

Çocuğuma fırsat vermenin, onu desteklemenin ve bazen kendi hızında ilerlemesine izin vermenin önemini bir kez daha deneyimledim. Onun yerine korkularını ortadan kaldıramam. Her zorluğu onun adına aşamam. Ama yanında olabilir, doğru insanlardan destek almasını sağlayabilir ve kendisini keşfetmesine alan açabilirim.

Belki de anneliğin en güzel taraflarından biri budur: Çocuğuna yol gösterirken onunla birlikte öğrenmek ve büyümek.

Kendi çocuğumla yaşadığım bu deneyimleri ileride başka anne ve babalarla paylaşabilmek, onlara çocuklarıyla birlikte doğada vakit geçirmenin, yeni beceriler edinmenin ve birlikte başarmanın değerini anlatabilmek de benim için anlamlı bir amaç olabilir.

Çünkü doğa bize yalnızca yürümeyi, tırmanmayı ya da bir kanyonu geçmeyi öğretmiyor. Sabretmeyi, sınırlarımızı tanımayı, birbirimize güvenmeyi ve zorlandığımızda yeniden denemeyi de öğretiyor.

Yarıkkaya Kanyonu: Bazı Rotalar İnsanın İçinde Devam Eder

O gün Yarıkkaya Kanyonu'nda yalnızca 29 inişi tamamlamadık.

Kızım korkularının üzerine gitmeyi, ben ise ona alan açarken yanında durmayı deneyimledim.

Ve kanyondan, başladığımızdan biraz daha farklı insanlar olarak ayrıldık.

Bazı rotalar haritada biter. Bazılarıysa insanın içinde devam eder. Yarıkkaya Kanyonu da kızımla benim için işte böyle bir rota oldu.

Teşekkürler YEBUDAK…

Faaliyet: Yarıkkaya Kanyonu, Manisa
Tarih: 10 Ekim 2026, Cumartesi
Kulüp: Yeşil Bursa Dağcılık Spor ve İhtisas Kulübü
Katılımcı: 15 kişi
İniş sayısı: 29

H

Hatice YÜKSEL

Yeşil Bursa Dağcılık İhtisas Spor Kulübü aktif eğitmeni ve yazar kadrosu üyesi. Doğa sporları, kış dağcılığı ve rotalar hakkında bilgilendirici içerikler sunar.

article İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

cookie

Çerez tercihiniz

Zorunlu çerezler sitenin güvenli çalışması için kullanılır. İzin verirseniz kullanım ölçümü için analitik çerezler de çalışır. Ayrıntılar